| |
Güvenli Annelik
Güvenli annelik hizmetlerinde artmış arz ve talep , Türkiye Üreme Sağlığı Programı kapsamında beklenen sonuçlar arasında ilk sırada bulunmaktadır.
Sağlık hizmet sunumunda, Anne sağlığı, gebelik, doğum ve lohusalık dönemlerinde anne adayının gerek tedavi olma gerek hastalıklardan korunma ve bakım bağlamında ihtiyaç duyacağı tüm sağlık hizmetlerini kapsamaktadır.
Güvenli Annelik hizmet paketi ise ana sağlığı kapsamındaki rutin doğum öncesi ve sonrası bakım hizmetleri ile doğum hizmetlerini, gebelik ve doğumdaki acil hizmetleri, yenidoğan bakımını ve aile planlamasını içermektedir.
Dünya Sağlık Örgütü, Anne ölümünü gebeliğin başlangıcından doğumdan sonraki 42. güne kadar geçen süre içinde gebelik süresi ve durumuna bakılmaksızın, doğrudan gebelikle ilgili veya gebeliğin şiddetlendirdiği dolaylı nedenler sonucu meydana gelen ölümler şeklinde tanımlamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından, dünyada her yıl 530.bin anne ölümü olduğu, bu ölümlerin %99’unun gelişmekte olan ülkelerde meydana geldiği belirtilmektedir. Bu ölümlerin çoğu da önlenebilir nedenlerden kaynaklanmaktadır.
Her Bir Dakikada;
380
kadın gebe kalmakta
190
kadın istenmeyen veya
planlanmayan
gebelikle karşılaşmakta
110
kadın gebelikle ilgili
komplikasyon
yaşamakta
40
kadın tehlikeli düşük yapmakta
1
kadın ÖLMEKTE
Türkiye’de anne sağlığı hizmetlerinin sunum ve kullanımında bölgesel farklılıklar mevcuttur. Hizmetlerden yeteri kadar yararlanılmamasının sebepleri arasında kadının genel olarak statüsünün düşüklüğü, erkek katılımının azlığı ve hizmetlerin erişilebilirliğindeki sorunlar yer almaktadır.
Doğum öncesi bakım alma oranı ülkemizin batısında %91 iken bu oran doğu bölgelerimizde %61’dir. Türkiye genelinde sağlık personeli yardımı ile yapılan doğum oranı %83 iken bu oran batıda yükseliş (%95.3) doğuda ise düşüş (%59.7) göstermektedir.
Annenin eğitim durumu, yaş, doğum sayısı, sosyo ekonomik düzey gibi faktörler de ana sağlığı hizmetlerinden yararlanmayı doğrudan etkilemektedir. Sekiz yıl ve üzerinde eğitm görenlerde doğum öncesi bakım ve doğumların sağlıklı koşullarda yapılması % 90’nın üzerine çıkmaktadır.
Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsünce 2003 TNSA verilerine dayalı hesaplamaya göre:
Türkiye’de her yıl 1.780.000 gebelik olmakta
1.378.000 canlı doğum
201.000 isteyerek düşük
178.000 kendiliğinden düşük
23.000 ölü doğum olmaktadır.
Hamilelik ve doğum süresince eğitimli ve deneyimli personel tarafından verilen rutin sağlık hizmetleri hem anneye hem de yenidoğana yarar sağlamaktadır. Fakat hamile kadın herhangi bir komplikasyon geliştirdiğinde anne ve bebeğin sağlıklı olabilmesi için zamanında temel ve kapsamlı acil obstetrik bakım ( AOB ) servisine ulaşmalıdır.
Acil Obstetrik Bakım
Uzun yıllardır uygulanan ana sağlığı programlarının çoğu komplikasyon riski taşıyan gebelerin tespit edilmesine odaklanmıştır. Bu tip yaklaşımların ana sağlığına bir çok olumlu katkısı olmasına karşın,anne ölümlerinde arzu edilen düzeyde düşüşü sağlayamamıştır. Araştırmalar, komplikasyon oluşan bir çok gebelikte bilinen bir risk faktörünün bulunmadığını göstermektedir. Bu nedenle bir gebe yeterli düzeyde doğum öncesi bakım alsa dahi,onda komplikasyon oluşup oluşmayacağı yada acil bakım hizmetine ihtiyacı olup olmayacağının önceden belirlenmesine yönelik bir yöntem bulunmamaktadır. Bu nedenle, tüm gebelerin gerektiğinde kullanabileceği, etkin bir acil bakım sisteminin geliştirilmesi gereği duyulmaktadır.
Obstetrik acilde kadınların yaşam şanslarını etkileyebilecek üç temel faktör bulunmaktadır. Bunlardan ilki; tehlike işaretleri ortaya çıktığında kişinin sağlık bakım hizmeti talep etmek için karar vermede gecikmesidir. ikinci faktör sağlık kuruluşuna ulaşımdaki gecikmedir. Sözü edilen bu iki faktörün temelinde, kadının sosyal statüsünün düşük oluşu,ulaşım için yeterli kaynak bulunmayışı (para,araç,haberleşme vs.), yetersiz alt yapı (yol vb. ulaşım imkanları), yakında baş vurulabilecek uygun bir sağlık kuruluşu bulunmayışı, ailenin doğum ile ilgili kararları gibi etkenler bulunmaktadır. Ambulans servisinin yokluğu, yetersizliği yada etkin işletilmemesi,acil obstetrik bakım verecek sağlık birimlerinin yeterli araç, gereç, malzeme ve eğitilmiş personelden yoksun oluşunu içeren üçüncü faktör, sağlık kuruluşunun ve sağlık personelinin bu hizmetlerde yeterli kontrolünün olmamasından kaynaklanan gecikmelerdir.
Aşağıdaki tablo anne ölüm nedenlerinin başlıcalarını göstermektedir.

AOB’de kalitenin sağlanması; hazır bulunma, süratli müdahale, hasta haklarına saygı ve personelin konu ile ilgili eğitim vb ihtiyaçlarının giderilmesi ile mümkündür. AOB hizmetleri bir gün içinde 24 saat, haftada 7 gün kesintisiz ve en yüksek etkinlikte sunulması gereken hizmetlerdir.
AOB için belirlenen ilk 5 il, Erzurum, Ağrı, Iğdır, Kars, Ardahan’dır. Bu illerle koordinasyonun sağlanmasında Program kapsamında Erzurum’da kurulan saha ofisi de rol almaktadır.
|