../Müdahale Alanları
 
 

BİRİNCİ ÜÇ AYLIK DÖNEM

VÜCUDUNUZDA MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER

Hamileliğin ilk üç ayında vücudunuzda bir takım değişimler meydana gelir. Vücudunuz büyümekte olan bebeğe kendini hazırlarken siz bulantı, yorgunluk, uyku hali, sırt ağrısı, duygularda dalgalanma ve stres hissedebilirsiniz. Hamilelik süresince bunların normal olduğunu unutmayın. Bu rahatsızlıkların bir çoğu hamileliğiniz ilerledikçe geçecektir. Hatta bazı hamileler bu rahatsızlıkların hiç birini duymayabilir. Eğer daha önce bir hamilelik yaşadıysanız bu hamileliğinizin öncekinden farklı olduğunu hissedebilirsiniz. Her kadın farklı olduğu gibi her hamilelikte farklıdır. Vücudunuzda meydana gelen bu değişikliklere paralel olarak normal günlük yaşantınızda değişiklik yapma ihtiyacı duyabilirsiniz. Burada ilk üç aylık dönemde yaşayabileceğiniz sık görülen değişiklikler ve belirtiler yer almaktadır.

Yorgunluk

Hamileliğinizin ilk günlerinde gece çok iyi uyumanıza rağmen gün boyu kendinizi oldukça yorgun hissedebilirsiniz. Endişelenmeyin, bu normal! Vücudunuz size daha çok dinlenmeye ihtiyacı olduğunu söylüyor. Ayrıca unutmayın ki şu anda vücudunuz yeni bir canlı meydana getirmek için çok yoğun bir çalışma temposu içinde. Duyduğunuz bu yorgunluk hamileliğiniz ilerledikçe yerini enerji dolu tam bir iyilik haline bırakacaktır. Kendinizi yorgun hissettiğinizde dinlenmeye çalışın. Gece 8 saat uyku almaya ve eğer mümkünse gündüz kısa süreli şekerleme yapın. Eğer kendinizi stresli hissediyorsanız sizi rahatlatan bir aktivite yapın. Sol tarafınıza dönerek yatmaya çalışın. Bu yatış pozisyonu büyük kan damarları üzerindeki basıncı kaldırarak bebeğinize daha çok oksijen ve besin gitmesini sağlar. Hamilelik sırasında yüksek kan basıncına sahipseniz bu pozisyonda yatmanız çok önemlidir.

Bulantı ve Kusma

Sabah hastalığı diye bilinen bulantı ve kusma hamileliğin ilk zamanlarında rastlanılan en sık belirtidir. Bazı hamilelerde sadece sabah ile sınırlı kalırken bazılarında gün boyu hatta bazılarında tüm hamilelik boyunca devam edebilir.

Aşağıda bulantı ve kusmaya karşı alınabilecek önlemler sıralanmıştır:

• Sık sık ama az az yiyin.(Günlük öğün sayınızı 3 ana öğünden 6-8 öğüne çıkarın.)

• Yağlı,acılı ve kızartılmış besinlerden uzak durun.

• Nişastalı katı gıdaları (tost, tuzlu kraker ve bisküviler tahıllı gıdalar vb) yatağınızın hemen yakınında bulundurun. Sabah kalkmadan önce ve gece kalktığınızda bunlardan atıştırın. Bu gıdaları aynı zamanda günlük hayatta da elinizin altında bulundurun ve bulantı hissettiğiniz anda bunlardan atıştırın.

• Karbonatlı içecekler için.(gazoz,maden suyu vb)

• Bulantı ve kusmalarınız artıyorsa prenatal vitamininize devam edip etmeyeceğinizi doktorunuzla konuşun.

• Yukarıda listelenen gıdalar ile hala bulantı ve kusmalarınız geçmiyorsa B6 vitamini alıp almayacağınızı sizi takip eden sağlık çalışanı ile görüşün.

Eğer çok fazla kusuyor ve beslenemiyorsanız derhalen yakın sağlık kuruluşuna veya sizi takip eden sağlık çalışanına danışın. Vücudunuzdan çok su kaybetmiş (dehidrate) olabilirsiniz.Bulantı ve kusmalarınız geçmeye başlayınca tekrar sağlıklı beslenme planınıza ve prenatal vitaminlerinizi almaya başlayabilirsiniz.

Sık İdrara Çıkma

Sürekli tuvalete mi koşuyorsunuz? Sık idrara çıkma hamilelikte sık rastlanan belirtilerden biridir. Hamileliğin ilk zamanlarında büyüyen rahim mesaneye (idrar torbasına) basınç uygular. Eğer idrar yaparken yanma,ağrı veya idrarda kan veya iltihap varsa doğruca sizi takip eden sağlık çalışanına başvurun. Tedavi edilmesi gereken bir idrar yolu enfeksiyonunuz olabilir.

Kabızlık

Rahim büyümeye başlayınca sık sık kabız olmanız dikkatinizi çeker. Kabızlığı önlemek için her gün yaş ve kuru meyve, çiğ sebze, baklagiller veya ekmek yemeye çalışın. Ayrıca her gün 8 ila 10 bardak su içmeye çalışın. Su miktarının bir kısmını sebze ve meyve suyu olarak tüketebilirsiniz. Kafeinli içeceklerden kaçının çünkü bunlar vücudunuzun daha çok su kaybetmesine neden olduğu gibi kabızlığınızı da gidermez.

Baş Dönmesi-Sersemlik Hissi

Daha fazla kanın rahim ve bacaklara gitmesi nedeniyle baş dönmesi,sersemlik hissi hatta baygınlık hissini hamileliğin herhangi bir döneminde hissedebilirsiniz. Bu rahatsızlıklardan sol tarafınıza doğru yatarak veya tek bir pozisyonda uzun süre kalmak yerine çevrenizde daha çok hareket ederek kurtulabilirsiniz.

Varis ve Hemoroid (Basur)

Hamilelikte rahmin arka tarafında yer alan büyük toplardamarlar üzerindeki basınç kalbe dönüş yolunda kan akışının yavaşlamasına neden olur. Bu bacaklarda varislerin ve anal veya vajen bölgesinde hemoroidlerin oluşmasına yol açar. Varisler cilt yüzeyinin üzerinde kabarık genişlemiş toplardamarlardır. Kıvrımlı veya dışa doğru genişlemiş koyu mavi veya mor renkli olabilirler. Daha çok baldırların arkasında veya bacakların iç kısımlarında görülmekle beraber kasıklardan ayak bileğine kadar her yerde olabilirler. Varisleri önlemek için yapabileceğiniz birkaç basit öneri aşağıda verilmiştir:

• Sıkı ve lastikli çorap ve çok dar pantolonlar giymeyin.

• Fırsat buldukça ayak ve bacaklarınızı uzatarak oturun. Eğer masa başı bir işte çalışıyorsanız ayak ve bacaklarınıza uzatabileceğiniz şekilde kitap,ayak taburesi veya kutu koyun. Evde dinlenirken bacaklarınızın altına yastık koyun veya tabure ya da sandalyeye ayaklarınızı uzatın.

Bacak Krampları

Hamileliğin çeşitli zamanlarında ayak veya bacaklarınızda kramplar olabilir. Bu kalsiyum metabolizmasında veya vücudunuzdaki işlenme sürecindeki değişiklikten kaynaklanmaktadır. Bu krampları önlemenin tek yolu yağsız veya az yağlı süt ve kalsiyumdan zengin gıdalar yoluyla yeterli kalsiyumu aldığınızdan emin olmaktır. Aldığınız prenatal vitaminde de bir miktar kalsiyum bulunmaktadır. Beslenme yolu ile yeterli kalsiyum alamıyorsanız prenatal vitamine ilave olarak ayrıca kalsiyum desteğini sizi takip eden sağlık çalışanına danışarak onun önerileri doğrultusunda alabilirsiniz.

Bacağınızda veya ayağınızda kramp olduğunda kasları nazikçe gererek krampları giderebilirsiniz. Eğer çok ani bir kramp olursa ayağınızı vücudunuza doğru gerin. Ayağınızı bacağınızı gerecek noktaya getirirseniz kramp daha da kötüleşir. Ilık ısıtılmış bir bez veya ılık ıslak havlu ile bacağınızın etrafını sarmak kasın dinlenmesine yardımcı olur.

Burun tıkanıklığı,Burun ve Dişeti Kanamaları

Bu rahatsızlıklar boğaz, ağız ve burun dokuları üzerinde hormonal etkilerin sonucudur. Bunlar genellikle çok ciddi değildir ve çok üzerinde durmayabilirsiniz. Burnunuzdan küçük bir miktar kan geldiğinde burnunuzu nazikçe baş ve işaret parmağınız ile sıkarak kanamayı durdurabilirsiniz. Eğer kanama birkaç dakika içinde durmaz veya çok sık tekrarlarsa sizi takip eden sağlık çalışanına başvurun. Hamileliğiniz süresince olabilecek burun tıkanıklıkları çok had safhada olmayabilir ve fazla su tüketimi veya yatak odanızın havasını nemlendirmeniz yardımcı olmayabilir. Soğuk algınlığı veya burun tıkanıklığı için herhangi bir ilacı doktorunuza danışmadan kullanmayın. Her gün yumuşak başlı diş fırçası ile dişlerinizi fırçalayarak ve diş ipi ile temizleyerek dişeti kanamalarını önleyebilirsiniz.

BEBEĞİNİZDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER

Üç aylık ilk dönemin sonunda bebeğiniz yaklaşık 7-8 cm boyunda ve 14-15 gr ağırlındadır. Gözler normal pozisyonlarına doğru hareket etmeye başlamışlar ve kulaklar normal yerlerindedir. Karaciğer safra üretmeye ve böbrekler idrar torbasına idrar yollamaya başlamışlardır. Bu dönemde bebeğinizin hareketlerini hissetmesenizde siz karnınıza dokunduğunuzda bebeğiniz size karşılık olarak içeride hareket etmektedir.

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM

Sağlık kurumu ziyaretleri ve Testler

Hamileliğinizin bu çok özel ayları boyunca özellikle erken dönemde size en yakın sağlık kuruluşuna düzenli olarak gitmeniz çok önemlidir. Bebeğinizin sağlığını korumak ve doğumla ilgili problemlerden kaçınmak amacıyla sizi takip eden sağlık çalışanı takip eden 9 ay için düzenli kontrol takvimi yapacaktır. Bu konuda sağlık çalışanına yardımcı olun. Bütün randevularınıza zamanında gidin, her biri ayrı ayrı önemlidir. Hamilelik genellikle son adet tarihinin ilk gününden hesaplanarak 40 hafta sürer. İlk üç aylık periyod 12 hafta sürer ikincisi 13.haftadan 27.haftanın sonuna kadar ve üçüncüsü 28.haftadan 40 haftaya kadar olan süredir. Doktorunuz hamilelik sürenizi bebeğinizin içinde bulunduğu hafta ile ifade eder.

İlk ziyaretinizde sağlık çalışanı sizinle hamileliğiniz üzerinde etkisi olabilecek kişisel sağlık öykünüzü konuşur ve kaydeder. Bu bölüm geçirdiğiniz hastalıklar,kronik hastalıklarınız (diyabet,yüksek tansiyon,kalp hastalıkları vb) ameliyatlar ve varsa daha önceki gebelikleriniz hakkındaki bilgileri içerir. Daha sonra soygeçmişiniz yani ailenizin tıbbi öyküsü alınır. Bunu tam bir fizik muayene ve laboratuar tetkikleri izler. Daha sonraki ziyaretlerinizde düzenli olarak tansiyonunuz,kilo alımınız ve idrar-kan tahlilileriniz kontrol edilir.

Bazı özel genetik veya tıbbi nedenlerden dolayı daha ayrıntılı laboratuar tetkiklerine ihtiyaç duyulabilir. Sizi takip eden sağlık çalışanı bu konuyu sizinle konuşacaktır. Bu ziyaretler sırasında sizi takip eden sağlık çalışanı size tahmini doğum tarihinizi belirtecek ve merak ettiğiniz konulardaki sorularınızı cevaplayacaktır.

KİŞİSEL BAKIM

Sigara, Alkol,ilaç ve Madde Kullanımı

Hamilelik süresince kişisel bakımınıza özen göstermelisiniz çünkü içinizde yeni bir hayat beslemektesiniz.

• Eğer sigara içiyorsanız,sigarayı bırakın. Hamilelik süresince sigara içimi ile nikotin ve diğer kanserojen maddeler bebeğinize geçer. Sigara kullanımı ayrıca bebeğinizin rahim içinde yeterince beslenememesine neden olur ve erken doğum ve ölü doğum riskini arttırır.

• Eğer alkol alıyorsanız bırakın. Bebekte hasara yol açaçak alkol miktarının tam olarak ne kadar olduğu bilinmemekte. Fakat her gün bir miktar alkol içimi ile bir defada çok miktarda alkol alımının aynı derecede bebeğe zarar verdiği çalışmalarla gösterilmiştir.

• Eğer ilaç ve bağımlılık yapan madde kullanımınız var ise bunu doktorunuza söyleyin. Bazı ilaçlar bebeğinizin gelişimine zarar verebilir. Sadece reçete ile ve doktorun onayladığı ilaçları kullanınız. Asla yasal olmayan maddeleri (mariona,eroin,esrar, uyarıcılar,LSD vs) kullanmayınız. Alkol ve madde bağımlılığınızı bırakma konusunda yardıma ihtiyacınız varsa sizi takip eden sağlık çalışanından, samimi bir dostunuz veya bu konuda çalışan kişi ve kuruluşlardan yardım alabilirsiniz.

Çalışma Hayatı

Pek çok kadın hamileliği süresince çalışmaya devam etmektedir. Aktif kalmak sizin daha sağlıklı olmanıza yardımcı olacaktır. Eğer işinizin güvenliği ile ilgili bir endişeniz varsa bunu sizi takip eden sağlık çalışanı ile görüşün. Türkiye’de yasal olarak doğum öncesi 8 hafta izin uygulaması yapılmaktadır.

Sağlıklı Beslenme

Yedikleriniz sadece sizin kendi sağlığınız için değil aynı zamanda bebeğinizin şu anki ve gelecekteki sağlığı açısından da çok önem taşımaktadır. Aldığınız besinler bebeğinizin gelişmekte olan organ ve dokuları için yapıtaşlarıdır. Hamilelik süresince sağlıklı gıdalar tüketmeye dikkat edin.

Kilo Kontrolü

Hamilelik boyunca kilo alımınız boyunuz ve hamilelik öncesi kilonuza bağlıdır. Hamilelik boyunca kilo alımı derecelidir ve büyük bölümü son üç aylık dönemde alınır. Birinci dönemde çok az kilo alınır ve her ay için yaklaşık 450-500gr kilo alımı normaldir. Hamilelikten önce eğer çok zayıf iseniz hamilelik boyunca yaklaşık 12-18 kg kilo alımı normaldir. Eğer hamilelik öncesi çok kilolu iseniz almanız gereken kilo yaklaşık 7-11 kg arası olmalıdır. Son çalışmalar hamilelik boyunca önerilen miktarın üstünde kilo alan ve doğumdan 6 ay sonra fazla kilolarını veremeyen kadınların 10 yıl sonra obez (aşırı kilolu) olma risklerinin çok yüksek olduğunu göstermektedir. Sizi takip eden sağlık çalışanı ile hamilelik süresince ne kadar kilo almanızın sizin için sağlıklı olacağını konuşun.

Egzersiz ve Spor

Hamileliğiniz ile ilgili herhangi bir sağlık sorununuz yoksa düzenli fizik aktivite rahat bir hamilelik ve doğum geçirmenize yardımcı olacaktır. Haftanın birkaç günü 30 dakikalık yürüyüş oldukça ideal bir fizik aktivitedir. Yapacağınız fizik aktivite yüksek tansiyon,gebelikte ortaya çıkan diyabet ve başka sağlık problemlerinin ortaya çıkma riskini azaltacaktır. Aynı zamanda düzenli fizik aktivite doğum sonrasında eski sağlıklı kilo ve vücut yapınıza kısa sürede dönmenize yardımcı olacaktır. Yüzme ve yürüyüş gibi normal ve sarsıcı olmayan aktiviteler sizin için çok yararlıdır. Kasları büyük ölçüde geren,eklemlerin çok bükülmesini gerektiren ve sıçrama-zıplama gerektiren fiziksel aktivitelerden kaçının.Bağ dokunuz hamilelik süresince çok çabuk gerilir. Yüksek dayanıklılık gerektiren egzersizler eklem yaralanmalarına yol açar. Hamile kalmadan önce düzenli egzersiz yapmıyorsanız bile hemen bir egzersiz programına başlayabilirsiniz. Yavaş ve hafif aktivitelerden başlayarak düzenli ve kademeli olarak arttırın. Hangi egzersiz ve aktivitelerin sizin için yararlı olabileceğini doktorunuzla görüşün.
Kegel egzersizleri adı verilen bir egzersiz tipi doğum için kaslarınızı hazırlamaya, hamilelik boyunca rahminizi desteklemeye ve idrar kontrolünüzü sağlamaya yardımcı olur. Bu egzersizlere gün içinde otururken, ayakta ve uzanırken yapabilirsiniz.

Temizlik

Yıkanmak ve duş almanın her ikisi de hamilelik boyunca hem kişisel bakım hem de ruhsal açıdan size iyi gelir. Ama aşırı sıcak sauna ve banyolar bebeğinize zararlı olabilir ve bayılmanıza neden olarak size zarar verebilir. Çok sık köpük banyoları yada parfümlü ürünlerle yapılan banyolar vajen bölgesini tahriş ederek mantar veya idrar yolu enfeksiyonları riskini arttırır. Vajinal duşları doktorunuza konuşmadan yapmayınız. Hamilelik süresince vajinal akıntının artması normal olmasına rağmen eğer kaşıntı yanma veya yoğun miktarda olursa sizi takip eden sağlık çalışanına başvurunuz. Tedavi edilmesi gereken idrar yolu yada mantar enfeksiyonunuz olabilir.

Ağız ve Diş Bakımı

Hamile kadınların diş ve diş etleri özel bakım gerektirir. Biliyoruz ki diş eti hastalığı yaşayan hamilelerin düşük doğum ağırlıklı prematür bebek sahibi olma olasılıkları yüksektir. Üç aylık dönem boyunca mikroplar annenin ağzından bebeğe plesanta (anne ve bebeği birleştiren geçici bu organ bebeğe besin ve kan desteği sağlar ), amniyotik sıvı (Bebeğin içinde bulunduğu sıvı ) ve annenin midesindeki doku katmanları aracılığı ile ulaşarak bebeği olumsuz etkiler.
Her anne adayı hamile kalmadan önce veya hamileliğin erken dönemlerinde tam b,ir diş muayenesinden geçmelidir. Gerekli olan tüm müdahaleler önceden planlanmalıdır. Çünkü hamilelik süresince acil müdahale gerektiren durumlar risk oluşturabilir. Diş eti enflamasyon ve hastalıkları için mevcut risklerin önceden kontrolü ve tespiti yapılmalıdır. Hamilelik dönemi annenin ağız ve diş sağlığı ve bebeğin sağlığını etkileyecek alışkanlıkların değiştirilmesi için en iyi zamandır. Diş doktoruna mutlaka hamile olduğunuzu söyleyin. Günde en az iki kez yumuşak başlı diş fırçası ile dişlerinizi fırçalayın ve diş ipi ile temizleyin.

Cinsel İlişki

Sizi takip eden sağlık çalışanı aksini söylemediği sürece rahatlıkla cinsel ilişkiye girebilirsiniz. Düşük tehdidi olan kadınların ilk üç ay boyunca cinsel ilişkiden kaçınmaları gerekir. İlişki sırasında aşağıdaki belirtilerden herhangi biri olursa doktorunuzla bağlantıya geçin:
• Vajende veya karın bölgesinde ağrı
• Kanama
• Vajenden bol miktarda su gelmesi(Amniyotik sıvı )

İKİNCİ ÜÇ AYLIK DÖNEM

VÜCUDUNUZDA MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER

Pek çok kadın hamileliğin ikinci üç aylık dönemini birinci dönemden daha kolay bulur ama bu dönemde de hamileliğiniz hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir. Bulantı-kusma, sersemlik gibi bazı belirtiler geçmeye başlarken yeni dikkatinizi çeken değişimleri vücudunuzda görmeye başlayacaksınız. Karnınız, kilo almanız ve bebeğinizin büyümeye devam etmesiyle birlikte büyüyecektir. Ve bu dönem sona sona ermeden önce bebeğinizin hareket etmeye başladığını hissedeceksiniz! Birinci dönemdeki bazı belirtiler, bacak krampları, kabızlık gibi, bu dönemde de devam edebilir. Bu rahatsızlıkları önlemek için öğrendiğiniz sağlıklı davranışları yapmaya devam etmeniz önemlidir. Burada bu dönemde karşılaşabileceğiniz bazı rahatsızlıkları sunacağız.

Ağrılar ve sancılar

Rahminiz ve karnınız büyümeye başladıkça karnınızda, kasık bölgenizde veya uyluklarınızda ağrı hissedebilirsiniz. Ayrıca sırt ve/veya kalçaya yakın yerlerde, bebeğinizin başının baskısından, kilo alımınızdan ve bu bölgedeki eklemlerin gevşemesinden dolayı ağrı hissedebilirsiniz. Uzanmak, dinlenmek veya sıcak uygulama yapmak bu ağrı ve sancıların bir kısmının geçmesine yardımcı olabilir. Dinlenmeden sonra eğer ağrılarınız geçmiyorsa size bakım veren sağlık çalışanı veya kuruluşa başvurmanız en doğru hareket olacaktır.

Nefes Darlığı

Bebeğiniz içeride büyüdükçe akciğerlerinizde dahil olmak üzere tüm organlarınıza yapılan basınç artacaktır. Nefes darlığı çekmeye ve soluğunuzun kesilmeye başladığı dikkatinizi çekecektir. Derin ve uzun nefesler almaya ve akciğerlerinizin genişlemesine olanak sağlayan duruş pozisyonunda durmaya çalışın. Fazladan bir yastık kullanarak ve yan yatarak gece daha rahat soluk alıp verebilirsiniz. Eğer sol tarafınıza dönerek yatıyorsanız bebeğinize besin ve oksijen götüren kan damarları üzerindeki basıncı kaldırırsınız. Eğer yüksek kan basıncına sahipseniz sol yanınıza yatmak çok daha iyi olur.

Ciltteki değişiklikler

Arkadaş ve aile bireylerinden hamilelik nedeniyle oluşan ürkütücü gerilmeye bağlı oluşan izlerden haberdar olmuş olabilirsiniz. Gerginlik izleri vücutta özellikle kalçalarda, karında, uyluklarda ve memelerde kırmızı-pembe veya mor renkli derinin gerginleşmesi nedeniyle oluşan ve genellikle hamileliğin ikinci yarısında ortaya çıkan çizgilerdir. Hamile kadınların sadece yarısında olur. Teninizin rengine göre pembe, kırmızımsı kahverengi veya koyu kahverengi olarak ortaya çıkarlar. Krem ve losyonlar cildinizin nemlenmesine yardımcı olurlar ama gerilim çizgilerinin oluşmasını önlemezler.
Bunların yanında hamileliğin bu döneminde cildinizde başka değişikliklerde olabilir. Meme uçlarınız hamile kalmadan önceki renginden daha koyu bir renktedir ve göbek deliğinizden başlayarak aşağıya doğru inen koyu bir çizgi görebilirsiniz. Buna linea nigra denir. Ayrıca alnınızda, burnunuzda veya yanaklarınızda kahve renkli lekeler görebilirsiniz. Bu cilt değişikliklerine melasma veya kolesma denir. Koyu ten rengine sahip kadınlarda daha sık görülür. Bu değişiklikler hamilelik hormonlarının etkisiyle olur ve büyük bir kısmı doğumdan sonra kaybolur veya solar.

Karıncalanma ve kaşıntı

Parmaklarda karıncalanma –iğnelenme ve ellerde şişlik hamilelik sırasında sık görülür. Bu belirtiler bileğinizdeki dar pasajlar içindeki dokuların şişmesine bağlı olarak oluşur ve doğumdan sonra kaybolur. Hamileliğiniz ilerledikçe çok sık karşılaşılan bir belirti de kaşıntı hissidir. Hamilelik hormonları ve cilt gerginliği, özellikle karın çevresinde, bu rahatsızlıkların nedenidir. Hamile kadınların %20’sinde kaşıntı görülebilir ve pek çok hamile kadında kırmızı ve kaşıntılı avuç içi ve ayak tabanı görülebilir. Çok ender vakalarda hamile kadınlar “hamilelik kolesistiti “ adı verilen kaşıntı ile birlikte bulantı, iştah kaybı, kusma, sarılık ve halsizliğin görüldüğü bir tablo oluşur. Bu çok ciddi bir karaciğer-safra kesesi probleminin varlığını gösterir. Bu belirtiler olduğu anda hiç zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.
Genel olarak kaşıntı hamilelikten sonra yok olur. Nemlendiricilerle kaşıntıyı giderebilirsiniz. Ayrıca cildi tahriş etmeyen sabun kullanın ve vücudunuzu kurutabilecek aşırı sıcak banyo ve duşlardan ve aşırı sıcak ortamlardan kaçının çünkü sıcaklık kaşıntıyı ve buna bağlı isilikleri kötüleştirir.

BEBEĞİNİZDE OLUŞAN DEĞİŞİMLER

26. hafta itibariyle bebeğiniz yaklaşık 900gr ağırlığında ve 33cm boyundadır. Bu büyümeyle beraber el ve ayak parmakları ve kirpik ve kaş gibi yüz özellikleri belirginleşir. 5. ay civarında bebeğinizin hareketlerini hissedebilirsiniz!!! Bu dönemin sonunda bebeğinizin kalp, böbrek ve akciğer gibi önemli organları olgunlaşır.

DOĞUM ÖNCESİ BAKIM

Ziyaret ve Testler

2. üç aylık dönem sırasında, sizi takip eden sağlık çalışanı bebeğinizin sağlıklı şekilde geliştiğini ve büyük olasılıkla cinsiyetini görebilir. Sağlık çalışanı sizden genetik ve doğumsal bozuklukları (anomaliler) araştırmak için tarama testleri yaptırmanızı isteyecektir. Doğumsal anomaliler gebeliğin başlaması sırasında anne ve babadan gelen genlerdeki kromozom problemlerinden olur. Pek çok bebeğin sağlıklı doğmasına rağmen bazı genetik doğumsal anomaliler bu hastalıkla ilgili aile öyküsü olmadan oluşur. Bu doğumsal anomalilerin riski anne yaşının 35 ve üstü olması ile artar Aşağıda sizi izleyen sağlık çalışanının önereceği bazı testler yer almaktadır.

Tarama Testleri

Tarama testleri anne ve bebeğe zarar vermez. Tarama testleri sonuçları anne yaşına dayalı olarak doğumsal anomaliye sahip bebek oranı veya kesir olarak ifade edilir. Bu nedenle “evet” veya “hayır” cevabı almamanıza rağmen 35 yaş altı hamile kadınlar eğer riskleri 35 yaş üstündeki hamile kadınlarınki kadar yüksek ise riskli bulunacaksınızdır. 35 yaş üstü hamile kadınlar içinse testler yaşlarına göre riskin azaldığını yada arttığını bulmalarına yardımcı olacaktır.

• Ayrıntılı USG: Bu test en iyi gebeliğin 18-20. haftalarında yapılır. Bebeğinizde oluşan büyük problemlerin çoğu bu dönemde görülebilir. Bazı fiziki anomaliler (ayak parmakları yapışıklığı vb) ve kalbe ait kusurlar görülemeyebilir. İncelemeyi yapan doktor ayrıca bebeğinizde herhangi bir nöral tüp bozukluğu (spina bifida gibi) olup olmadığını görebilir. Bu test bebeğinizin Down Sendromu olup olmadığını tespit edemez. Down Sendrom’lu 3 bebekten sadece 1’i anormal 2. üç aylık dönem USG sonucu verir.

• Anne Serum Belirleyicileri taraması=Üçlü test: Down Sendromu, Trizomi 18 ve nöral tüp bozukluklarını araştırmak için yapılan bu test hamileliğin 15. ve 20. haftaları arasında yapılır. Anneden alınan kan örneğinde hamilelikte üretilen 3 kimyasal maddeye bakılır: alfafetoprotein=AFP ( bebeğin karaciğeri tarafından üretilir.) ve 2 hamilelik hormonu estriol ve human gonadatrofin. Yüksek AFP seviyeleri nöral tüp bozukluklarını gösterir. 35 ve üstü yaş grubunda olan hamile kadınlarda bu test Down Sendromlu, Trisomi 18 ve açık nöral tüp bozukluğu olan anne karnındaki bebeklerin=fetüslerin yaklaşık %80’nini tespit eder. Bu yaş grubunda %22 oranında yalancı pozitif sonuç çıkabilir (bebekte yukarıda sayılan bozuklukların hiçbiri yokken pozitif sonuç çıkabilir). 35 yaş altı hamile kadınlarda bu test Down Sendromu olan fetüslerin %65’ini tespit eder ve %5 oranında yalancı pozitif sonuç verebilir.

• Ense Kalınlığı Ölçümü=NTS: Bu tarama testi hamileliğin 11 ve 14. haftaları arasında yapılır. Bu testte USG ile bebeğin ense kalınlığına bakılırken annenin parmağından alınan kanda hamilelik süresince üretilen iki proteine bakılır. Bu test Down Sendrom’lu vakaların %90’nını, Trisomi 18’li vakaların %97’sini tespit eder ve yalancı pozitiflik oranı ise %5’dir. Şu an için yaygın kullanımı yoktur.

Tanısal Testler

Tanısal testler bebeğinizde doğumsal bir anomali olup olmadığı konusunda kesin sonuç verir. Fakat tarama testlerinin aksine bu testler son derece girişimsel ve düşük açısından risk taşırlar. Amnisentez ve koriyonik villus örneklemesi en sık kullanılanlarıdır ve %99 oranında doğru sonuç verirler.

• Amniosentez: Bu test gebeliğin en az 16 haftalık olduğu dönemde yapılır. Bir iğne yardımı ile annenin karnından rahime ve oradan amniyotik keseye ulaşılarak test amacıyla yeterli miktarda amniyotik sıvı alınır. Sıvıdan alınan hücreler kromozomlara ait problemleri araştırmak için laboratuar ortamında çoğaltılır. Sıvı aynı zamanda AFPdüzeyi açısından da test edilir. Test yapılan her 200 hamileden birinde düşük olur.

• Koriyonik Villus Örneklemesi: Bu test hamileliğin 10. ve 12. haftaları arasında yapılır. Anne karnından bir iğne yardımı ile yada doğum kanalından bir kateter yardımı ile plasentaya ulaşılır. Laboratuar ortamında çoğaltılmak üzere plasentadan parça alınır. Alınan parçadaki hücreler incelenerek kromozomal bozuklukların varlığı incelenir. Bu test bebeğinizde nöral tüp bozukluğu olup olmadığı konusunda bilgi vermez. Test yapılan her 200 hamileden birinde düşük olur.

NE ZAMAN SAĞLIK PERSONELİNDEN YARDIM ALMALISINIZ ?

TEHLİKE İŞARETLERİ

Prematüre: Erken doğumun işaretlerini öğrenmek için iyi bir zaman! Erken doğum 37. haftaya ulaşmadan meydana gelen doğumlardır. Eğer siz veya sizi takip eden sağlık çalışanı erken doğuma ait bir işaret görürse zamanda müdahale ile bunu durdurma/geciktirme şansı vardır. Eğer belirtiler geç fark edilir ve zamanında sağlık kuruluşuna ulaşılamazsa doğum kanalının açılması ve tekrarlayan kasılmalara kadar ilerleyerek bebeğin erken doğumuna yol açabilir. Prematür bebekler yoğun bakıma ihtiyaç duyarlar ve solunum, beslenme, vücut ısılarının düzenlenmesi gibi destek tedavi gereklidir.

Her kadının erken doğum yapma olasılığı vardır. Bazı kadınlar ise rahim ve plasenta ile ilgili problemler veya bir önceki gebeliğinde erken doğum yapmış olmaları nedeni ile daha yüksek riske sahiptirler. Suyun az içilmesi vücuttaki su miktarının azalmasına neden olmakta ve bu da erken doğuma yol açmaktadır. Bu nedenle özellikle sıcak havalarda bol miktarda sıvı almaya özen gösterin. Aşağıda sıraladığımız erken doğum işaretlerinden herhangi birini kendinizde görürseniz lütfen size en yakın sağlık kuruluşuna gidin.

• Kasılmalar: Kasılmalarla birlikte ağrı duyabilir veya duymayabilirsiniz ama karnınızda sanki sizi sıkıyorlarmış gibi bir his ve ardından da bir rahatlama olur.

• Menstürel dönemdekine benzer kramplar: Bu kramplardan rahatsızlık duyar veya duymazsınız. Sanki menstürel dönemin öncesinde veya başlangıcında olduğu gibi bu krampları duyarsınız.

• Gaz tipi ağrılar: Midenizde keskin tarzda ağrılar olabilir. Beraberinde kusma ve bulantı görülebilir.

• Alt pelvik bölgede ağrı: Bebeğiniz içeride çok ağır bir baskı oluşturuyor gibi hissedersiniz.

• Alt sırt ağrısı: Kuvvetli ve künt tarzda bir ağrı olabilir.

Vajenden kan gelmesi: Çok hafif lekelenme tarzında olabileceği gibi adet dönemindekine benzer bir kanamada olabilir. Kan kırmızı veya kahverengi olabilir.

• Vajenden artmış miktarda akıntı gelmesi: Gebeliğiniz sırasında alışkın olduğunuzdan daha fazla miktarda bir akıntı olur. Bir anda çok miktarda suyun aniden fışkırması, sürekli damlar tarzda veya sızıntı tarzında olabilir. Akıntı sulu, pembemsi veya kahverengiye benzer renkte olabilir.

KİŞİSEL BAKIM

Birinci üç aylık dönemde öğrendiğiniz gibi kendiniz ve içinizde büyüyen değerli canlı için sağlıklı davranışlarınıza devam edin.

Kilo Alımı: Herkes değişik hızda kilo alır fakat kilo alımı normal sınırlarda olmalı, haftada 450gr veya ayda 1350gr-1800gr almanız bu dönem için normaldir.

Sayfa Başına Dön

 

 

 

 

 

 
© Bütün haklari saklıdır 2005 - Tusp