Tanıklıktan çekinme
MADDE 45
(2) Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle tanıklıktan
çekinmenin önemini anlayabilecek durumda olmayanlar, kanunî temsilcilerinin
rızalarıyla tanık olarak dinlenebilirler. Kanunî temsilci şüpheli veya sanık
ise, bu kişilerin çekinmeleri konusunda karar veremez.
Meslek ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinme
MADDE 46 -
(1) Meslekleri ve sürekli uğraşıları sebebiyle tanıklıktan çekinebilecekler
ile çekinme konu ve koşulları şunlardır:
b) Hekimler, diş hekimleri, eczacılar, ebeler ve bunların yardımcıları ve
diğer bütün tıp meslek veya sanatları mensuplarının, bu sıfatları dolayısıyla
hastaları ve bunların yakınları hakkında öğrendikleri bilgiler.
Gözlem altına alınma
MADDE 74 -
(1) Fiili işlediği yolunda kuvvetli şüpheler bulunan şüpheli veya sanığın
akıl hastası olup olmadığını, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğunu
ve bunun, kişinin davranışları üzerindeki etkilerini saptamak için; uzman
hekimin önerisi üzerine, Cumhuriyet savcısının ve müdafiin dinlenmesinden
sonra resmî bir sağlık kurumunda gözlem altına alınmasına, soruşturma evresinde
sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde mahkeme tarafından karar verilebilir.
(3) Gözlem süresi üç haftayı geçemez. Bu sürenin yetmeyeceği anlaşılırsa resmî
sağlık kurumunun istemi üzerine, her seferinde üç haftayı geçmemek üzere ek
süreler verilebilir; ancak sürelerin toplamı üç ayı geçemez.
Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması
MADDE 75 -
(1) Bir suça ilişkin delil elde etmek için, şüpheli veya sanığın bedeninin
tıbbî muayenesine ya da vücudundan kan veya cinsel salgı gibi örnekler alınmasına,
Cumhuriyet savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme
tarafından karar verilebilir. Bu müdahaleler ancak hekim tarafından veya hekim
gözetiminde sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından yapılabilir.
Şüpheli veya sanığın vücudundan saç, tükürük ve tırnak gibi örnekler alınabilmesine
Cumhuriyet savcısı da karar verebilir. Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört
saat içinde hâkim veya mahkemenin onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört
saat içinde kararını verir. Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen
deliller kullanılamaz.
(2) Tıbbî muayenenin yapılabilmesi veya vücuttan örnekler alınabilmesi için;
müdahalenin, kişinin sağlığına zarar verme tehlikesinin bulunmaması gerekir.
(3) Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda kişi
üzerinde beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan, saç, tükürük, tırnak, cinsel
salgı gibi örnek alınamaz.
(4) Bu madde gereğince alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz edilebilir.
Diğer kişilerin beden muayenesi
MADDE 76 -
(1) Bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla, mağdurun bedeni üzerinde tıbbî
muayene yapılabilmesine veya kan, saç, tükürük, tırnak, cinsel salgı gibi
örnekler alınabilmesine; sağlığını tehlikeye düşürmemek koşuluyla, Cumhuriyet
savcısının istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme tarafından karar verilebilir.
(2) Çocuğun soy bağının araştırılmasına gerek duyulması halinde, bu araştırmanın
yapılabilmesi için, birinci fıkra hükmüne göre karar alınması gereklidir.
(3) Tanıklıktan çekinme sebepleri ile muayeneden veya bedenden örnek alınmasından
kaçınılabilir. Çocuk ve akıl hastasının çekinmesi konusunda kanunî temsilcisi
karar verir. Çocuk veya akıl hastasının, tanıklığın hukukî anlam ve sonuçlarını
algılayabilecek durumda olması hâlinde, görüşü de alınır. Kanunî temsilci
de şüpheli veya sanık ise bu konuda hâkim tarafından karar verilir. Ancak,
bu hâlde elde edilen deliller davanın ileri aşamalarında şüpheli veya sanık
olmayan kanunî temsilcinin izni olmadıkça kullanılamaz.
(4) Bu madde gereğince alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz edilebilir.
Kadının muayenesi
MADDE 77 -
(1) Kadının muayenesi, istemi halinde ve olanaklar elverdiğinde bir kadın hekim tarafından yapılır.
Moleküler genetik incelemeler
MADDE 78 -
(1) 75 ve 76 ncı maddelerde öngörülen işlemlerle elde edilen örnekler üzerinde,
soybağının veya elde edilen bulgunun şüpheli veya sanığa ya da mağdura ait
olup olmadığının tespiti için zorunlu olması hâlinde moleküler genetik incelemeler
yapılabilir. Alınan örnekler üzerinde bu amaçlar dışında tespitler yapılmasına
yönelik incelemeler yasaktır.
(2) Birinci fıkra uyarınca yapılabilen incelemeler, bulunan ve kime ait olduğu
belli olmayan beden parçaları üzerinde de yapılabilir. Birinci fıkranın ikinci
cümlesi, bu hâlde de uygulanır.
Hâkimin kararı ve inceleme yapılması
MADDE 79 -
(1) 78 inci madde uyarınca moleküler genetik incelemeler yapılmasına sadece
hâkim karar verebilir. Kararda inceleme ile görevlendirilen bilirkişi de gösterilir.
(2) Yapılacak incelemeler için resmen atanan veya bilirkişilikle yükümlü olan
ya da soruşturma veya kovuşturmayı yürüten makama mensup olmayan veya bu makamın
soruşturma veya kovuşturmayı yürüten dairesinden teşkilât yapısı itibarıyla
ve objektif olarak ayrı bir birimine mensup olan görevliler, bilirkişi olarak
görevlendirilebilirler. Bu kişiler, teknik ve teşkilât bakımından uygun tedbirlerle
yasak moleküler genetik incelemelerin yapılmasını ve yetkisiz üçüncü kişilerin
bilgi edinmesini önlemekle yükümlüdürler. İncelenecek bulgu, bilirkişiye ilgilinin
adı ve soyadı, adresi, doğum tarihi bildirilmeksizin verilir.
Genetik inceleme sonuçlarının gizliliği
MADDE 80 -
(1) 75, 76 ve 78 inci maddeler hükümlerine göre alınan örnekler üzerinde yapılan
inceleme sonuçları, kişisel veri niteliğinde olup, başka bir amaçla kullanılamaz;
dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip bulunan kişiler tarafından bir başkasına
verilemez. Bu bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin
dolması, itirazın reddi veya hükmün kesinleşmesi hallerinde en geç on gün
içinde Cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilir ve bu husus dosyasında muhafaza
edilmek üzere tutanağa geçirilir.
Fizik kimliğin tespiti
MADDE 81. -
(1) Üst sınırı iki yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan
dolayı şüpheli veya sanığın, kimliğinin teşhisi için gerekli olması halinde,
Cumhuriyet savcısı veya hâkim kararıyla, fotoğrafı, beden ölçüleri, parmak
ve ayak izi, bedeninde yer almış olup teşhisini kolaylaştıracak diğer özellikleri
ile sesi ve görüntüleri kayda alınarak, soruşturma ve kovuşturma işlemlerine
ilişkin dosyaya konulur.
(2) Kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesi hâllerinde söz
konusu kayıtlar Cumhuriyet savcısının huzurunda derhâl yok edilir ve bu husus
tutanağa geçirilir.
Ölünün kimliğini belirleme ve adlî muayene
MADDE 86 -
(1) Engelleyici sebepler olmadıkça ölü muayenesinden veya otopsiden önce
ölünün kimliği her suretle ve özellikle kendisini tanıyanlara gösterilerek
belirlenir ve elde edilmiş bir şüpheli veya sanık varsa, teşhis edilmek üzere
ölü ona da gösterilebilir.
(2) Ölünün adlî muayenesinde tıbbî belirtiler, ölüm zamanı ve ölüm nedenini
belirlemek için tüm bulgular saptanır.
(3) Bu muayene, Cumhuriyet savcısının huzurunda ve bir hekim görevlendirilerek
yapılır.
Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemler
MADDE 90 -
(3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, çocuklara,
beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini
idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalanması
şikâyete bağlı değildir.
Adlî kontrol
MADDE 109 -
(1)
e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından
arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine
tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
Tanık ve bilirkişinin naiple veya istinabe yoluyla dinlenmeleri
MADDE 180 -
(1) Hastalık veya malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle
bir tanık veya bilirkişinin uzun ve önceden bilinmeyen bir zaman için duruşmada
hazır bulunmasının olanaklı bulunmayacağı anlaşılırsa, mahkeme onun bir naiple
veya istinabe yoluyla dinlenmesine karar verebilir.
(5) Yukarıdaki fıkralar içeriğine göre tanık veya bilirkişinin aynı anda görüntülü
ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle dinlenebilmeleri olanağının
varlığı hâlinde bu yöntem uygulanarak ifade alınır. Buna olanak verecek teknik
donanımın kurulmasına ve kullanılmasına ilişkin esas ve usuller yönetmelikte
gösterilir.
Sanığın duruşmadan bağışık tutulması
MADDE 196. -
(5) Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargılamanın
yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine nakledilmiş
olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek
görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.
Duruşmada okunmasıyla yetinilebilecek belgeler
MADDE 211 -
(1)
a) Tanık veya sanığın suç ortağı ölmüş veya akıl hastalığına tutulmuş olur
veya bulunduğu yer öğrenilemezse,
Mağdur ile şikâyetçinin dinlenmesi
MADDE 236. -
(2) İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu
suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir.
Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır.
(3) Mağdur çocukların veya işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş olan
diğer mağdurun tanık olarak dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp
veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur. Bunlar hakkında bilirkişilere
ilişkin hükümler uygulanır.
Katılanın hakları
MADDE 239 -
(2) Mağdur veya suçtan zarar görenin çocuk, sağır ve dilsiz veya kendisini
savunamayacak derecede akıl hastası olması halinde avukat görevlendirilmesi
için istem aranmaz.