Bilişim ve Sağlık
E-Devlet, E-Sağlık, E-Maliye... derken, Internet ve bilişim teknolojilerinin her
geçen gün daha fazla alanda kullanıma geçtiğini görmekteyiz. En azından bu kelimelerin
bizler için oldukça iyi anlamlar taşıdığını, bu uygulamaların hayatımızı
kolaylaştıracağını ümit ettiğimizi söylemek yanlış olmaz. Ancak, dünyadaki bilişim
projelerinin başarı oranına baktığımızda, bu tür projelerin çok başarılı olacağını ve
gerçekten hayatımızı olumlu yönde değiştireceğini peşinen kabul etmenin oldukça iyimser
bir yaklaşım olduğunu da itiraf etmek zorundayız. Diğer taraftan başarılı bilişim
projelerinin, kurumlara etkinlik ve verimlilik açısından son derece önemli katkılar
sağlayadıkları da açıktır. O halde, özellikle E-Sağlık gibi ulusal çapta yürütülen
bilişim projelerinde dünyadaki başarılı ve başarısız örneklerin çok iyi analiz edilmesi,
doğru tespitlerin yapılması ve yanlışlardan ders çıkarılması hayati öneme sahiptir.
Unutmamalıyız ki teknoloji, ihmal edilmesi mümkün olmayan bir araçtır; ancak teknoloji
tek başına herşeyin çözümü değildir...
Kurumsal Değil, Vatandaş Odaklı Yaklaşım: E-Sağlık
Ülkemizdeki kamu kurumları, artık kurumsal ihtiyaçlarını karşıladıkları çözümlerini
birlikte çalışabilir hale getirmek ve daha çok vatandaş odaklı yeni projeler
geliştirmektedirler. Özellikle E-Devlet adı altında yürütülen “Devlet Kapısı” projesi,
vatandaşın tüm devlet kurumlarına doğrudan erişmesi ve en temel ihtiyaçlarını elektronik
ortamda karşılayabilmesini hedeflemektedir.
Bakanlığımız tarafında geliştirilen projeler de benzer hedeflere sahiptir.
Bu anlamda hem mevcut bilgi sistemlerini entegre etmek ve birlikte çalışabilir hale
getirmek adına projeler yürütülürken; hem de doğrudan verilen sağlık hizmetinin
kalitesini artıracak ve vatandaşın da etkin bir şekilde kullanıcısı olacağı e-Sağlık
projeleri geliştirilmektedir.
Halihazırda Kullanılan Bilişim Teknolojileri
Bakanlık olarak, ülkemizdeki kamu kurumlarının bilişim konusunda yaşadığı evreleri
yakinen tecrübe etmekteyiz. Bu anlamda henüz bilişim teknolojileri ile ilk yakın temas
kurduğumuz dönemlerde biz de diğer pek çok kamu kurumu gibi öncelikle kurumsal
ihtiyaçlarımızı karşılamak adına projeler geliştirdik. İlk olarak taşrada verilen sağlık
hizmetinin izlenmesi ve yönetilebilmesi amacıyla 1996’te Temel Sağlık İstatistikleri
Modülü (TSİM) uygulaması geliştirilmiş, ardından 1997’de Bakanlığımızın Bakanlığımızın
en temel dört kaynağını olan insan, malzeme, finans ve ilaç kaynaklarını yönetmek için
Kaynak Yönetim Sistemi (ÇKYS) adını verdiğimiz otomasyon projesine başlanmıştır.
Bugün her iki uygulamanın da güncellenmiş sürümleri kullanılmaktadır.
Diğer taraftan yine mali ve idari bilgilerin elektronik ortamda Bakanlığımıza
aktarılması için Bakanlığımız bünyesinde de bazı uygulamalar geliştirilmiştir.
Bunlar arasında en önemlileri şunlardır:
- Tek Düzen Muhasebe Sistemi (TDMS)
- Sağlık Bakanlığı İhale Bilgi Sistemi (SBİBS)
- Tıbbi Cihaz ve Malzeme Kayıt Sistemi (TCMKS)
- Yeşil Kart Bilgi Sistemi (YKBS)
- Performans Takip Sistemi (PTS)
- Hastane Bilgi Formları (HBF)
- Performans Değerlendirme Formları (PDF)
- Evrak Takip Programı (ETP)
- Hasta TakipSistemi (HTS)
Yukarıda isimleri verilen uygulamaların kapsamına ve çokluğuna baktığımızda, aslında
Bakanlığımızın bilişim teknolojilerini yoğun bir şekilde kullandığını hemen hemen tüm
veri ihtiyacını bilişim teknolojilerini kullanarak karşıladığını rahatlıkla görebiliyoruz.
Ancak bilişim teknolojilerinin kullanılması ile birlikte, nasıl kullanıldıkları, projeler
arasında politika birliğinin varlığı ve birlikte çalışabilirlikleri de oldukça önemlidir.
Bu açıdan baktığımızda, hala kurumsal ağırlıklı ve genellikle birimlerin özel amaçlarına
göre tasarlanmış, birbiriyle entegrasyonu yeterince kuvvetli olmayan projelerin ağırlıkta
olduğunu ifade etmek durumundayız. Ancak bu durum, görünenin aksine bir dezavantaj değil,
yazımızın başlangıcında bahsettiğimiz üzere, kamu kurumlarının bilişim alanında yaşadığı
evrelerin doğal sonuçlarından ve ara çıktılarından birisidir. Dolayısıyla bu gelişmeleri
doğru okumak ve bir sonraki adımlarımız için birer basamak olarak kullanmamız gerektiğini
düşünüyoruz. Nitekim, bu uygulamalar, Bakanlığın ilgili kurumlarındaki personelin bir
bilgi sistemi kullanmasına ve “kayıt disiplini” kazanmasına büyük katkılarda bulunmuştur.
Bu sayede bundan sonra geliştrilecek olan entegre bir bilgi sistemine daha kolay uyum
sağlayacaklardır.
Türkiye Sağlık Bilişim Sistemi Eylem Planı
Profesyonel anlamda, Bakanlığımızda yürütülen E-Sağlık çalışmaları, 2003 yılında
başlatılan ve Ocak 2004’te tamamalanarak Sayın Müsteşar Yardımcımız Prof. Dr.Sabahattin
AYDIN’ın sunuşu ile ilan edilen Türkiye Sağlık Bilişim Sistemi Eylem Planı
(www.saglik.gov.tr/tsbs )çalışmalarına dayanmaktadır. Bu plan, ilgili devlet kurumları,
üniversite ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı 10 ayrı çalışma gurubu ile çok yoğun
bir çalışma neticesinde hazırlanmıştır. Halen devam etmekte olan E-Sağlık çalışmalarının
bu doküman çerçevesinde ilerlediğini söyleyebiliriz.
TSBS’nin hemen ardından 2004 Mayıs ayında tamamlanan, hibe kredi ile yabancı bir heyet
tarafından yürütülen “Sağlık Bilgi Sistemlerinin Mimari ve Teknolojik Altyapı Analizi”
çalışması da önemli tespitlerde bulunmuştur. Yine o dönemlerde International
Telecommunication Union (ITU) ile yapılan işbirliği çerçevesinde E-Sağlık konusunda
pek çok ülkede üst düzey danışmanlık hizmeti veren Dr. Salah MANDİL ile birlikte
çalışılmaya başlandı.
Bakanlığımızın IT danışmanlarının da katkısıyla, Dr. Mandil tarafından 2004 Ekim ve
Kasım aylarında iki ayrı raporla Türkiye’de E-Sağlık uygulaması için detaylı yol
haritaları çıkartıldı. Hatta, TÜBİTAK ve TÜSİAD gibi kuruluşların da bu tarihlerde
benzer faydalı raporlar hazırladıklarını ifade etmekte fayda var.
Görüldüğü üzere, 2004 yılı, E-Sağlık konusunda peşpeşe analiz çalışmalarının yapıldığı,
konunun dünyadaki örneklerinin incelendiği ve ulusal yol haritalarının çıkarıldığı bir
yıl olmuştur. Belki de ilk defa Bakanlığımız, teknoloji konusunda uzmanlık gerektiren
bir konuda çok büyük bir birikime sahip olmuş ve yine ilk defa sağlık bilişimi konusunda
takip eden değil; yol gösteren, standartları belirleyen bir konuma yükselmiştir.
|
|
|
|