Çocuğun Psikososyal Gelişimini Destekleme Programı
 
[Ana Sayfa]

Bursa İli Verileri

Bursa İli'nde yürütülen çalışmalarda ÇPGD Programı'nın etkinliği şu yollarla izlenmektedir:

Sağlık ocağı verilerinin aylık olarak izlenmesi
Düzenli besin desteği alan vakaların Denver Gelişim Tarama Testi ile izlenmesi ve düzenli ağırlık izlenmesi
Saha etkinlik araştırmaları
Eğitim alan sağlık personelinin eğitimden yararlanma durumları

 

Sağlık ocağı verilerinin aylık olarak izlenmesi

Tablo 1: ÇPGD Programı yıllık verileri

 2001200220032004
Program kapsamındaki sağlık ocağı sayısı5101015
Program kapsamındaki sağlık ocaklarının toplam nüfusu120.000225.000225.000341.000
İzlenen toplam gebe sayısı974191123213581
İzlenen toplam çocuk sayısı1167397660078490
Görüşülen toplam baba sayısı-279266520
Sağlık ocağı hekimine yönlendirilen olgu sayısı1541782801182
Sağlık ocağı hekimi tarafından görülen sayısı1371482591042
Sağlık ocağı hekimi tarafından tanı konulan olgu sayısı3768145502
İkinci basamağa sevk edilen olgu sayısı231614119
Psikososyal destek ve danışmanlık sağlanan olgu sayısı-6091425
Sosyal destek kuruluşlarına yönlendirilen olgu sayısı66118247206
Sosyal destek sağlanan olgu sayısı2739224156
Düzenli besin desteği sağlanan olgu sayısı---96
Oyun materyali sağlanan olgu sayısı---46

Tablo 2: ÇPGD Programı kapsamında tanı konulan vakaların yıllara göre dağılımı

 200220032004
 GebeAnneÇocukBabaGebeAnneÇocukBabaGebeAnneÇocukBaba
Depresyon1416-11217-144105310
Anksiyete bozukluğu47-11913-2829556
Diğer psikiyatrik bozukl.1----1--233-
Gelişim gerilikleri--4-------13-
Diğer hastalıklar2-3-1393289444-
Beslenme yetersizliği--6---5-12-48-
Görme sorunları------------
İşitme sorunları---------13-
İstismar234-355-153611-

Düzenli besin desteği alan vakaların Denver Gelişim Tarama Testi ile izlenmesi ve düzenli ağırlık izlenmesi

Düzenli besin desteği sağlanarak sonuçları izlenen ilk 21 olgunun, 3 aylık besin desteği sonunda 13 (%62)' tanesinde ağırlık persentilinde iyileşme olduğu görülmüştür.

Besin desteği sağlanan olgular aynı zamanda Denver Gelişim Tarama Testi ile izlenmektedir. Besin desteğinin başlangıcında yapılan ölçümlerde bu olguların %65'inin yaş düzeyinin altında ya da alt sınırda olduğu ve gelişimlerinin özel programlarla desteklenmesine gereksinme olduğu görülmüştür.

Bu çocuklardan 12 tanesine, üç aylık besin desteği sonrasında Denver Gelişim Tarama Testi ikinci kez yapılmış, bunlardan 3 (%25) tanesinin normal gelişim seviyesini yakaladığı görülmüştür. Düzenli besin desteği alan çocukların izlenmesi sürmektedir.

Saha etkinlik araştırmaları

I - OCAK 2005 Etkinlik Araştırması

ÇPGD Programı kapsamında çocuğu izlenen annelerle yapılan görüşmelerin etkinliğini değerlendirmek amacıyla bir araştırma yapıldı. Araştırmaya ÇPGD Programı kapsamında hizmet veren on sağlık ocağı ve benzer sosyoekonomik ve kültürel bölgelere hizmet veren kontrol grubu beş sağlık ocağı alındı. Çocuklarının izlenmesi amacıyla ebe/hemşirelerle en az üç görüşme yapmış, 12-24 aylık çocuğu olan anneler çalışmaya dahil edildi. Çocuğun gelişimine yönelik herhangi bir risk faktörü göz önünde bulundurulmadı.

Bu sağlık ocaklarında, çocuklarının izlemi sırasında yapılan görüşmeler sonucu oluşabilecek bazı davranış değişikliklerini ölçmek amacıyla bir ölçek geliştirildi.

Program kapsamında 109 anne ve kontrol grubu sağlık ocaklarından 67 anneye, tarafsız anketörler tarafından ölçek uygulandı. Ölçeğin güvenirlik katsayısı Cronbach Alfa Katsayısı ile hesaplandı ve 0.63 olarak bulundu. Ölçek güvenilir olarak kabul edildi.

Gruplar arası karşılaştırmalar için verilerin normal dağılım gösterip göstermediği, Kolmogorov-Smirnov Testi ile incelendi. Normal dağılım gösteren veriler için, iki grup karşılaştırmasında t-testi, normal dağılım göstermeyen veriler için Mann-Whitney U Testi kullanıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi ? = 0.05 için incelendi. Kategorik verilerin analizinde Pearson Ki-Kare Testi ile Fisher'in Kesin Ki-Kare Testi kullanıldı.

Ölçeğin uygulandığı program ve kontrol grupları, yaş ve öğrenim durumları bakımından homojendi (p>0.05).

Araştırmadan elde ettiğimiz veriler şöyle özetlenebilir:

Tablo 3: Ölçek puanlarının tanımlayıcı değerleri ve istatistiksel karşılaştırılması

 Program kapsamındaki annelerKontrol grubu anneler 
nMean Std. Error of meannMean Std. Error of meanpSignificance
Uyaran sağlama davranışları (çocukla oyun oynama, konuşma, çocuğa kitap okuma, şarkı söyleme, masal anlatma)
Ölçek puan: Min:6 Max:30
10721.56 ± 0.386519.97 ± 0.490.011P < 0.05
Eş ve çevreden ev işi ve çocuk bakımında yardım alma
Ölçek puan: Min:2 Max:10
1095.75 ± 0.18675.06 ± 0.240.011P < 0.05
Eşle sıkıntılarını paylaşma
Ölçek puan: Min:1 Max:5
1084.21 ± 0.12674.67 ± 0.090.011P < 0.05

Genel ölçek puanı (Min-Max: 19 - 95)

Sonuç olarak, ÇPGDP kapsamında izlenen çocukların annelerinde, çocuğun gelişimini destekleyici, çocuğa uyaran (stimulation) sağlayan davranışlar olan, çocukla oyun oynama, konuşma, çocuğa kitap okuma, şarkı söyleme, masal anlatma davranışlarının kontrol grubu annelerden, istatistiki olarak anlamlı düzeyde fazla olduğu görülmektedir. (Tablo 3)

Benzer şekilde annenin ev işleri, çocuklarının bakımı konularında eşinden ve çevresinden destek alması, sıkıntılarını eşiyle paylaşması davranışlarının da program kapsamındaki annelerde istatistiki olarak anlamlı düzeyde fazla olduğu görülmektedir. (Tablo 3)

Bu, program kapsamında çalışan ebe hemşirelerin, çocuklara zengin uyaran sağlama, çevrelerinden destek isteme, sıkıntılarını eşle paylaşma gibi konularda annelere bilgi vermelerinin etkili olduğunu düşündürmektedir.

Güvenilir bir aile planlaması yöntemi kullanma, çocuk beslenmesi konularında ise iki grubun davranışları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır.(p>0.05) Bu, aile planlaması ve beslenme konularının kitlesel iletişim araçlarında yaygın olarak işleniyor olmasından ve/veya her iki grup sağlık ocağında da bu konularda anneye benzer düzeyde bilgi veriliyor olmasından kaynaklanmış olabilir.

Bu sonuçlar SPCPD nin çocuklara erken gelişim döneminde daha zengin uyaran içeren ortamlar sağlama; annenin sosyal destek sistemini güçlendirme ve buna bağlı olarak daha olumlu anne çocuk ilişkisi ve huzurlu ortamlar sağlama konularında etkili olduğunu düşündürmektedir.

II - MART 2002 Etkinlik Araştırması:

Program çalışmalarının etkinliğini değerlendirmek amacıyla 2002 yılı Mart ayında bir araştırma yapılmıştır. Araştırma iki bölümden oluşmuştur:

1) Birinci bölüm: Program kapsamında izlenen annelere ve izlenmeyen kontrol grubu annelere yönelik anket uygulaması

2) İkinci bölüm: Program kapsamındaki 5 sağlık ocağında programla ilgili yönetici konumundaki 5 hekimin görüşlerinin alınması

1) Birinci bölüm:

Hazırlanan anket formu tarafsız uygulayıcılar tarafından 3 ayrı gruba uygulanmıştır.

1. Grup: Program kapsamı içinde izlenen vakalar
2. Grup: Çeşitli nedenlerle program kapsamı dışında izlenen vakalar
3. Grup: Program kapsamında bulunmayan kontrol grubu vakalar

Değerlendirme sonuçları:

  1. Annenin ebeyle olan ilişkisinden memnuniyeti;
    Yapılan istatistiki değerlendirmede 1. grup ve 2. grup lehine anlamlı derecede farklılık gözlendi.
    (1. grup ve 3. grup arasında p<0.001)
    (2. grup ve 3. grup arasında p<0.01)

  2. Annenin çocuğu ile ilgili sorunlarını ebesiyle paylaşabilmesi;
    Yapılan istatistiki değerlendirmede 1. grup ve 3. grup arasında 1. grup lehine anlamlı derecede farklılık gözlendi. (p<0.01)

  3. Annenin kendisini ebe tarafından anlaşılmış hissetmesi;
    Yapılan istatistiki değerlendirmede 1. grup ve 3. grup arasında 1. grup lehinle anlamlı derecede farklılık gözlendi. (p<0.001)

Bu sonuçlar program kapsamındaki ebelerin aldıkları iletişim eğitimden dolayı bütün vakalarıyla ilişkilerini geliştirdiklerini düşündürmektedir. Böylece ilişkiden memnuniyet artmaktadır. Ancak çocuğu ile ilişkili sorunlarını paylaşabilme ve anlaşıldığını hissetme yalnızca program kapsamında takip edilen annelerde artmıştır. Bu da yapılandırılmış görüşmeler içinde bu yararın sağlandığını düşündürmektedir.

2) İkinci bölüm:

Program etkinlik araştırmasının ikinci bölümünde program kapsamında çalışan beş hekiminin görüşü alınmıştır.

  1. 5 sorumlu hekim de program çalışmalarının, personelin halkla ilişkilerini olumlu yönde etkilediğini ifade etmişlerdir.

    Örneğin:
    'Gözle görülür şekilde pozitif bir iletişim geliştirdiklerini, empati yapmayı, iletişim becerilerini alışkanlık haline getirdiklerini gördüm'

  2. 5 sorumlu hekim de programın sağlık ocağı personeli arası ilişkileri olumlu yönde etkilediğini ifade etmişlerdir.

    Örneğin:
    'Bazı nedenlerle birbirine uzak kalan personel ekip olarak çalışmanın getirdiği bazı avantajları burada yakalayabilmektedirler.'

    'Arkadaşlar bu eğitim sonrasında aile içindeki iletişimlerinin de daha iyi olduğunu düşünüyorlar.'

  3. 5 sorumlu hekim de program çalışmalarının sağlık ocağı günlük işlerinin yoğunlaşmasına yol açtığını ifade etmişlerdir. Ancak rutin izlemlerinde farklı yararlar sağladıklarını söylemektedirler.

    Örneğin:
    'Arkadaşlarımız önceye göre daha fazla yoruluyorlar'

    'Hastalardan biz zaten özel doktora gidiyoruz, siz bize ne yapacaksınız ki diyenler oluyordu. Bu program sayesinde bizim de onlar için birşeyler yaptığımızı görüp sağlık ocağını daha sık ziyaret etmeleri sağlanmış oldu.'

    'Bizi çevre halkı artık özel bir merkez olarak biliyor. Farklı ev adresi göstererek bizim sağlık ocağında çocuklarını takip ettirmek isteyen aileler var.'

    'Görüştüğüm bir annenin eşi işten çıkartılmıştı. Bir tartışmalarından sonra anne intihar etmeyi düşünmüş. Cumartesi günü olmasına rağmen benden yardım istemek için sağlık ocağına gelmiş... Bu yakınlaşma tatmin duygusunu arttırıyor.'

Eğitim alan sağlık personelinin eğitimden yararlanma durumları

Hazırlanan eğitim seti kullanılarak yapılan dört ayrı grubun eğitiminde, eğitimin etkinliğini ölçmek amacıyla ön - son testler uygulanmıştır. Yapılan t-testinde ilk eğitime alınan grupta .05 düzeyinde son test lehine, diğer üç grupta da .001 düzeyinde son test lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu sonuçlar hazırlanan materyalin kullanılmasıyla yapılan eğitimlerin başarılı ve etkili olduğunu göstermektedir. İlk eğitimdeki etkinlik düzeyinin diğerlerine göre daha düşük çıkmasının, eğitimcilerin bu materyali ilk kez kullanması nedeniyle olduğu düşünülmektedir.

[Ana Sayfa]